Kayıtlar

Akrofobik Kuş

Resim
     Düşünmeden, tasarlamadan yazmaya başlamak gibisi yok çünkü o zaman daha özgür yazabiliyorum. Kafamda hiç bir şey olmadan. Mutlaka bazı düşüncelerim var kendime ait " bir iç dünyam" var. Bunları yansıtamam her ne kadar istesemde kelimelerle çünkü onları bende takip edemiyorum.Neyse daha çık konuşmak gerekirse, anlatmak istediklerim de biraz anason kokusu biraz maya biraz meze ve sigara dumanı olucaktır.      Çok geniş bir arkadaş çevrem ve gel desem iki eli kanda olsada gelicek insanlar edindim kendime güzel bir arkadaş dost çevrem oldu üniversite hayatım da. Bu sebepten dolayı çok mutluyum ama zaman geçiyor ben büyüyorum ve düşüncelerim değişiyor sadece düşüncelerim değil çevrem,güldüğüm şeyler,yaşadıklarım,bakışaçım ve buna benzer şeyler.Aslında hiç birşeyin benzer olmadığını farkettiğim bir yaştayım.Belki de bana öyle geliyor.Sana bir şey itiraf edicem, Daha önce bunu kimseye söylemedim söyleme gereği duymadım açıkcası ama ben hayatım boyunca yetiş...

Katil olmak.

Resim
         Uzun bir aradan sonra tekrar bir blog yazmak ilk başta üşengeçlik yaratıyor tabii. Fakat bu gün gördüğüm rüyayı da nedense paylaşmak istiyorum.      Bugün: Salı akşamı saat gece 12 civarı yapmaya başladığım proje, sabahın 4'ü gibi son buldu. Proje bitmişti fakat benim de beynim artık bitmiş durumdaydı. Sabah zar zor uyanıp daha doğrusu uyandırılıp 9 da ki dersime 11 gibi gidebilmiştim. Yaptığım işlerin çıktıları falan filan derken derse girdim. Ders bitince akif,yiğit,anıl,ceren,melis,berkay,tolga, ve adını şuan sayamadığım bir sürü insan sinan hocanın taş baskı atölyesinde toplandık biraz muhabbet geyik derken saat zaten 4 oldu ve biz atılayla birlikte eve dönme kararı aldık nihayetinde. Atılaya " bira mı yapsak bu gün" dedim. " tereddüt etmeden "bana uyar " dedi. İşte kardeş dediğin böyle olmalıdır bence.Neyse ikişerden carlsberg imizi alıp eve girdik yorgunluk ve uykusuzluktan geberiyodum ama canımda içmek istiyodu.bi taneyi içti...

Atılay için...

Resim
                Burdur sene 1991 Aralık ayından bir gün 4 yaşındayım. Annem ve Babam hastaneye gitmişler ben neden evde kalmışım bilmiyorum birden dışarı fırladım. Apartmanda en aşağıdan bağırıyorlar "Berkaaaay gel bak kardeşin geliyor. Koş Berkay koş bak kardeşine" diye. Sevinçten, heyecandan sesin yukarıdan mı? aşağıdan mı geldiğini anlayamıyorum. Bir yukarı bir aşağı bakıyorum ve sonunda bana doğru gelen annem ve kucağında küçücük bir şey. Çarşafların arasında eve geliyoruz. Bir bakıyorum ki minicik çirkin suratlı bir bebek. Öyle bir his kaplıyor ki beni,  sanki bana alınmış gibi hissediyorum. O an çok hoşuma gidiyor burnu, kulakları, suratı çok ufak. Çok seviyorum onu. Onun daha gözleri açık değil... O kadar tatlı, o kadar sevimli bir bebek ki, o hep uyuyor ben hep izliyorum onu. Yavaş yavaş büyüyor. Günler geçiyor ben anlıyorum ki, o benim biricik kardeşim. herseyım hayattakı tek dayanagım tek guvencem Atılay'ım ... zaman gecıyo bız ...

Gürkan İçin...

Resim
Hayatımın her evresinde olduğun için, Her daim ve her zaman yanımda olduğun için, Herkes ağlatırken sen güldürdüğün için, Ağlarken benimle ağladığın için, Gülerken benimle güldüğün için, Her sigara yaktığında bana da yaktığın için, Her yere, her şeye benimle sorgusuz geldiğin için, Yemeyip yedirdiğin için, İçmeyip içirdiğin için, Bir şey alırken banada aldığın için, Her derdini benimle paylaştığın için, Her sevincini benimle paylaştığın için, Ve hatta varını yoğunu benimle paylaştığın için, Sadece kardeş değil, bana ağbi de olduğun için, Yol gösterip, derdime derman olduğun için, Hayatımda olduğun ve olacağın için, Seni Seviyorum Canım Kardeşim. İyi ki tanımışım seni. Hep mutlu kal.

Can İçin...

Resim
Asker çocuğu olmanın faydasını işte şimdi daha net anlıyorum. Çünkü aynı kaderin evlatları olduk ve aynı yerdeydik aynı zamanda biz hiç uğraşmadık kader bizi topladı ve anladı ki bizden gerçek birer kardeş olur. O yüzden biz yolumuzda ilerlerken sürekli önümüze güzel yerler ve anılar çıkardı. e ikimiz de yol yordam bilince anladık birbirimizin içindekini ve sorgusuz sualsiz bekledik birbirimizi o istanbul üniversitesinin bahçesinde.. İşte biz orda başladık hayata seninle, hayatımızı paylaşmaya acısıyla tatlısıyla her daim, her zaman iyi gününde kötü gününde ve hatta hastalıkta ve sağlıkta and içtik birbirimize karşı gönülden kardeşimin yanında olucam son nefesime kadar dedik ve aradan tam olarak rakam veremsemde saat gün olarak, 8 sene geçti Can'lı geçen 8 sene sürekli bir crank durumu olsada veya die hard hiç bir zaman "nabıcaz lan şimdi " demeden direk çözümler üretmeye başlardık ankaraya geldiğim günlerde bana kol kanat açıp yemeğini içkisini suyunu ...

Yiğit İçin...

Resim
     Hayatta her insanın karşısına her zaman iyi insanlar çıkamayabiliyor bazen fakat, çıktığında ve hele bir de senin gibi biriyse işte o zaman sırtı yere gelmiyor ...      Bu zamana kadar yani seni tanıdığımdan bu yana hiç sırtım yere gelmedi hacı yatmaz gibi dolanıyorum ortada sayende :) her geçen gün daha da iyi anlıyorum daha da iyi öğreniyorum kalbindeki temizliği yüreğindeki bolluğu içindeki sevgiyi saygıyı ... işte bu yüzden bence ismin sana cuk diye oturmuş bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın sen bile bazen diyorsun ya bende mi sorun diye seninle alakası yok 4'4lük adamsın aksini söyleyecek varsa da seni tanımamış derim. Sayısalı tutturduğunda neler yapacağını anlatman, hayallerin, istediklerin, elde ettiklerin, yaşadıkların hepsini hayranlıkla dinliyorum ve biliyorum ki, ne olursa olsun sen adamı yarı yolda bırakmazsın gerçek bir dostsun kardeşim :) beni soktuğun ortamlar taksım geceleri sırf ben tavşan gibi olayım diye kalıp şeklinde uyuyor nu...

Acil Şifalar

Resim
-Acil Şifalar- Bahçe kapısından sızdılar aralık kalmış neresi varsa hayatımın Bünyede bastırılmamış ne kadar isyan varsa ordan Daha asitli bir yalnızlık için dilek tutuyorum şarkılara Sıradaki benim şansıma diyorum haberler başlıyor birden Benden hazin biçimde bahseden, Kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa önde gideniyim her tazzikli akışta Gitme diye yalan bile söylerim, yerini söylerim ne saklamışsan kal diye Bu yazı serin tutalım diye çıplak tenlerde gece yarısı tatlı bir soğukluk olsun diye Her sevişme aramızdaki her üryan gelişme Hem gidenedir bu şiir, hem gelecek olana o da biraz oyalanıp gider nasıl olsa Hep haberler başlayacak biliyorum hangi şarkıyı seçsem şansıma şimdi şifa niyetine giriyorum sulara mavisine değil denizin sade tuzuna.